Bir Bilim Adamının Romanı

Bir Bilim Adamının Romanı

Mustafa İnan

Fotoğraftaki kişiyi birçoğunuz ilk defa görüyorsunuzdur. Devridaim makinemizde bugün  İstanbul Teknik Üniversitesi Maslak Kampüsündeki ana kütüphaneye, İzmit'te bir viyadüğe adı verilen bilim insanımız Mustafa İnan var. Ailesi ondan önce doğan erkek çocukları yaşamadığı için Azrail Mustafa'yı kız sansın diye küpe taktığı,  dört yaşında damdan düştükten sonra adam olacağı konusundaki tüm ümitlerini yitirdiği çocukluğunu Adana'da geçirdi. Mühendis Mektebine (şimdiki İTÜ) kayda geldiğinde oradakilerin “buraya girmek her yiğidin harcı değildir.” diye alay etmelerine “deneyek bakak” diyerek 1. olarak girdiğinde ileride İstanbul Teknik Üniversitesi'nin en genç dekanı ve en genç rektörü olacağından diğerleri gibi kendisi de habersizdi. Oğuz Atay  İTÜ'den hocası olan Mustafa İnan hakkında yazdığı ''Bir Bilim Adamının Romanı'' adlı kitabında" Bir Newton'u mahalle mektebinde, falaka korkusuyla, anlamadığı bir dilin alfabesiyle ve kelimeleriyle savaşırken düşünebiliyor musun? Ya da Leibniz'i dört yaşında damdan düşerken gözünün önüne getirebilir misin?" der. Yurtdışında doktora yapan ilk türk olan Mustafa İnan İsviçre’de kalsaydı dünyanın en iyi mekanikçilerinden biri olabilecekken beyin göçüne karşı olup buraya döndü. Kendisine defalarca bakanlıklar teklif edilse de kabul etmeyen, asistanından borç almak zorunda kalan, evlendiğinde evinde eşyası olmayan, Almanya'da hastalandığında hastane parasını ödeyemedikleri için naaşı üç gün boyunca morgda esir tutulan bu adamın zorlu bilim ve insanlık uğraşı  devridaim makinemizin ebedi yolcuğunda var olacaktır.