İlk Türk Kadın Opera Sanatçısı

İlk Türk Kadın Opera Sanatçısı

opera

Birçoğumuz onu bugünkü Google Doodle ile tanıyacak. Devridaimde bugün ilk Türk kadın opera sanatçısı olan Semiha Berksoy var. 1910 doğumlu olan Semiha Berksoy'un annesi ressam, babası şairdi. Böyle bir ailede büyüğün bir çocuğun sanatı hayat edinmemesi beklenemezdi. Daha ilkokul yıllarında hikâyeler yazıp resimler; şiirler okuyup kendi kendine şarkılar söylerdi.  Bunları Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim eğitimi alması izledi.  Ardından Darülbedayi Tiyatro Okulu’na gitti. Sesini konservatuardaki şan hocasına dinleterek “onda alev haline gelen o sanat aşkıyla” şan derslerine başladı. Babasının konservatuvarı bırakması için yazdığı mektubuna cevaben yazdığı mektupta, “Kendim mesut olmadığım gibi seni mesut etmeme de imkân olmaz. Ölmek daha evlâdır babacığım. Küçük olmama rağmen belki düşüncelerimde yanılabilirim. Fakat müşterek düşünelim ki saadetim yalnız sana ait değil, çoğu bana da ait olan bir haktır. Benim ruhumu sürükleyen, bende alev haline geçen bir şey var; o da sanat aşkıdır, bunu bilesiniz.” diyerek sanattan asla vazgeçmeyeceğimi vurguluyordu. 1931 yılında Muhsin Ertuğrul'un çektiği ve ilk sesli Türk filmi “İstanbul Sokakları’nda” rol aldı. 1934 yılında Adnan Saygun'un bestelediği ilk Türk Operası "Özsoy'da" oynadı.  Berlin Yüksek Müzik Akademisi Opera bölümüne devlet bursu ile gönderildi.  Opera kariyerini Türkiye, Almanya ve Portekiz’de sürdürdü. 1940 yılında Türkiye’ye döndü. "Neden Türkiye'de kalmakta ısrar ettiniz? Dünya çapında bir sanatçısınız, Avrupa daha cazip değil mi ?" sorusunaysa "E burası da dünya çapı ..." cevabını vermişti. Sayısız opera, tiyatro, müzik ve resimleri ile sanatın her alanında vardı. 1999 yılında New York'da Isolde'nin "Aşk Ölümü" aryasını söylediğinde bile 89 yaşındaydı. Belki de sonsuzluğa ulaşıp kalıcı olma arzusu bu denli hayata tutarak üretken olmasını sağlıyordu. Bugün bile kendisinden bahsedebildiğimize  göre daim de olmuştu zaten.