Türk Da Vinci

ilhan koman

 1980’de İstanbul Halk Sigorta’nın önünde bir heykel “Akdeniz”. Dolmuştan Zincirlikuyu’da inmek isteyenler, "Hayalette inecek var." demişler bir süre. “Yalan söylersen böyle donup kalırsın.” diye çocuk korkutmak da eksik olmamış tabi. Kimileri içinse “Spagetti Kadın” olmuş.  İlhan Koman’sa Akdeniz’i şöyle anlatıyordu :“İnsanın kucaklaşması, sevgisi anlatılırken Akdeniz aklıma geldi.

Victor Ananias 

victor

Onunla ilgili en güzel nitelemeyi “Ege'de delice zeytin derler, ya da hudayinabit. Tabiatta insan müdahalesi olmadan yetişen her meyve ağacı için kullanılır, diyor bir sözlük internette. Victor da en çok böyleydi bana sorarsanız, hudayinabitti..." diyerek Ömer Madra yapar. Victor Ananias  İsviçre doğumlu babası Şilili, annesi Türk olan bir dünya vatandaşı. Victor henüz anne karnındayken annesine rahim kanseri teşhisi kondu. Çift doktorların bebek ve rahimin alınması fikrine karşı çıkarak beslenme yaşamlarını değiştirip mücadeleye başladı. Annesi şifaya kavuştu, Victor doğdu.

Öğreten Olmak

Ahmet Topçu

İnşaat Mühendisliği okuyup betonarme dersini alan herkes Ahmet Topçu’nun ismini duymuştur. O derslerle ilgili notları kendi sitesinden yayınlamakla kalmayıp her yıl da güncelleyerek birçok mühendis adayı ve mühendisin kurtarıcısı oluyordu. Onun için bilgi paylaşmak demekti. Derslerinde teorik bilgi vermekle kalmayıp pratikte karşılaşılabilecek sorunlar ve çözüm yollarından bahsederek öğrencileri mesleğe hazırlıyordu. Kendi sitesinde hazırladığı bir çalışma vardır “ Adı Sonsuza Dek Yaşayacak Ünlü Bilim İnsanları” adlı.

İlk Türk Kadın Opera Sanatçısı

opera

Birçoğumuz onu bugünkü Google Doodle ile tanıyacak. Devridaimde bugün ilk Türk kadın opera sanatçısı olan Semiha Berksoy var. 1910 doğumlu olan Semiha Berksoy'un annesi ressam, babası şairdi. Böyle bir ailede büyüğün bir çocuğun sanatı hayat edinmemesi beklenemezdi. Daha ilkokul yıllarında hikâyeler yazıp resimler; şiirler okuyup kendi kendine şarkılar söylerdi.  Bunları Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim eğitimi alması izledi.  Ardından Darülbedayi Tiyatro Okulu’na gitti. Sesini konservatuardaki şan hocasına dinleterek “onda alev haline gelen o sanat aşkıyla” şan derslerine başladı.

Çobanlıktan Profesörlüğe

Prof. Hüseyin

Devridaimde bu kez okuma çabasıyla hepimize ders veren, çobanlıktan profesörlüğe yolculuğuyla anlatmadan olmaz dediğimiz değerli bilim insanımız Prof. Hüseyin YILMAZ  nam-ı diğer Çoban Hüseyin bulunmakta.1926’da Denizli’nin bir köyünde yoksul bir ailede doğan Hüseyin’i zorlu bir hayat bekliyordu. Dört yaşındayken annesini on bir yaşındayken de babasını kaybetti. Sonrasında ablası ve eniştesiyle yaşamaya başladı. 3. Sınıfa kadar okuyabilmişti. Sürekli evden kaçıp okuyabilme yollarını arıyordu.

Nobel Kimya Ödülü'nü Kazanan Türk

Aziz Sancar

Şarkıcı ya da oyuncu değildi. Skandalları yoktu. Yıl 2015. Gazete sayfalarında, televizyon ekranlarda ilk defa görüyorduk onu. "Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan Aziz Sancar "deniyordu. Bizse daha ilk günden “Türk mü değil mi” tartışmalarına başlamıştık bile.  Oysa 2007 yılında aldığı Vehbi Koç ödülü ile birikimini birleştirerek ABD’ye giden Türk öğrenciler için “Türk evi”ni kurmuştu. Mardin Savur'da 8 çocuklu bir ailenin 7. çocuğu  olarak doğdu.

Yüksek Mühendis Mektebi Sıralarında Bir Kadın

Sabiha Rıfat Gürayman

Yüksek mühendis Mektebi bügünkü adıyla İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi sıralarında bir kadın, Sabiha Rıfat Gürayman. İlk defa kadın öğrenci alan okulun ilk kadın öğrencisi olan Gürayman  bize erkek işi - kadın işi diye dayatılan kavramların karşısında azmi ve başarısıyla yol gösterici olmuştur.

"Aşk muhakkak derin bir dostlukla başlardı"

Jale İnan

“Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.” sözünü “Her başarılı insana bir başka başarılı insan eşlik eder.”e evirmek gerekli. Daha önce anlattığımız Mustafa İnan ve Jale İnan’ın buluşmasını kastediyoruz. Adana’nın yoksulluğunda doğan Mustafa İnan ile İstanbul’da bir köşkte doğan Jale İnan’ın birbirini bulmaları çok masalsı geliyor değil mi? Mustafa İnan’ın üniversite yıllarında lise öğrencilerine matematik dersleri vermesiydi tanışmalarına vesile olan.

Türkiye'nin İlk Kadın Arkeoloğu

Jale İnan

Türkiye'nin ilk kadın arkeoloğu olarak tanınmanın ötesinde bir hayat, Jale İnan.  Müzeci ve arkeolog Aziz Ogan’ın kızı olan Jale İnan ülkemizde arkeoloji eğitimi olmadığı için arkeoloji okumak üzere 1934 yılında hiç Almanca bilmeden Almanya'ya gitti.3 ayda Almanca öğrenerek üniversiteye kaydoldu. İkinci Dünya Savaşı sırasında doktora yaparken can güvenliği olmadığı gerekçesiyle Türkiye’ye çağırılmasına rağmen korkusuzca orada kaldı.  Odasındaki valizinde doktora tezi, birkaç önemli kitap ve fotoğraf makinesini saklardı.

Bir Bilim Adamının Romanı

Mustafa İnan

Fotoğraftaki kişiyi birçoğunuz ilk defa görüyorsunuzdur. Devridaim makinemizde bugün  İstanbul Teknik Üniversitesi Maslak Kampüsündeki ana kütüphaneye, İzmit'te bir viyadüğe adı verilen bilim insanımız Mustafa İnan var. Ailesi ondan önce doğan erkek çocukları yaşamadığı için Azrail Mustafa'yı kız sansın diye küpe taktığı,  dört yaşında damdan düştükten sonra adam olacağı konusundaki tüm ümitlerini yitirdiği çocukluğunu Adana'da geçirdi. Mühendis Mektebine (şimdiki İTÜ) kayda geldiğinde oradakilerin “buraya girmek her yiğidin harcı değildir.” diye alay etmelerine “deneyek bakak” diyerek 1.